Blog

İŞ VE ÇALIŞMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Bireysel ve ailevi ihtiyaçlar çalışmayı gerekli kılmaktadır. Bu kadar önemli olan çalışma hakkı Anayasa ve Ceza Kanunu ile güvence altına alınmıştır.

Birey ,aile ve toplum açısından önem taşıyan çalışma hakkının korunması, ihlali halinde yasal güvencelerin sağlanması son derece önemlidir. En önemli kaynak hüküm Anayasa'nın 48. maddesidir. Uygulamda bu özgürlüğün ihlali halinde yaptırım içeren hüküm ise Tckı.md 117 ila 119 dur. 

Günümüzde pek çok nedenle iş ve çalışma özgürlüğü ihlal edilmektedir. İşçi işveren ilişkileri, iş ve işyeri komşulukları, yasa dışı oluşumlar , organizasyonlar  ihlale sebep olabilmektedir. Hatta "mafya" olarak bilinen örgütler çalışma hayatına en büyük darbeyi vuran organizasyonlardır.Diger yandan işverenlerin neden olduğu bir kısım davranışlar ve tutumlar da özgürlüğü ortadan kaldırmakta veya engellemektedir.  İşyerine alınmama, hakaret edilme, aşağılanma, kötü koşullarda çalıştırılma, kötü koşullarda barındırılma, düşük ücret,işçinin çaresizliğinden , kimsesizliğinden, bağlılığından yararlanarak sömürme, ücretlere müdahaleler, çalışmanın durdurulmasına neden olmalar...örnekler çoğaltılabilir. 

Fakat tüm bu ihlaller şikayet konusu edilebilmekte midir? Devlet hakkı ne oranda koruyabilmekte veya gecikmeden önlem alabilmektedir?

Mehmet Özgen

Av./A'tty.